Eylül ayı toplantısını yapan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, gösterge faizi yüzde 5.75 seviyesinde bıraktı. Banka, gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 5 seviyesinde tutarken, gecelik borç verme faiz oranını yüzde 11.5’ten yüzde 10’a çekti.
Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada şunlar yer verildi:
"Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı ile Bankamız bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo-Ters Repo Pazarı’nda uygulanmakta olan faiz oranları aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
a) Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 5,75 düzeyinde sabit tutulmuştur.
b) Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 5 düzeyinde sabit tutulmuş; borç verme faiz oranı yüzde 11,5’ten yüzde 10’a, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 11’den yüzde 9,5’e düşürülmüştür. c) Geç Likidite Penceresi Faiz Oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0 düzeyinde sabit tutulmuş, borç verme faiz oranı yüzde 14,5’ten yüzde 13’e düşürülmüştür. Son dönemde açıklanan veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğünü teyid etmektedir. Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla yurt içi nihai talep ılımlı seyretmeye devam etmekte, ihracat ise küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen artış eğilimini korumaktadır. Bu doğrultuda, toplam talep koşulları enflasyondaki düşüşü desteklerken cari işlemler açığı kademeli olarak azalmaya devam etmektedir. Kurul, enflasyondaki düşüşün yılın son çeyreğinde belirginleşeceğini tahmin etmektedir. Bununla birlikte, enerji fiyatlarındaki artışlar ve enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olması fiyatlama davranışlarına dair temkinli bir duruş gerektirmektedir. Yakın dönemde yaşanan gelişmeler finansal piyasalarda risk algılamalarının kısmen iyileşmesine neden olsa da, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, alınan tedbirlerin krediler, yurt içi talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri dikkatle takip edilecek, Türk lirası fonlama miktarı gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü ayarlanacaktır. Kurul, rezerv opsiyonu katsayıları bir miktar daha artırılırken faiz koridorunun daraltılmasının finansal istikrarı destekleyeceği değerlendirmesinde bulunmuştur. Gerekli görülmesi halinde önümüzdeki dönemde aynı doğrultuda ölçülü bir adım atılabileceği ifade edilmiştir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır. " Karar sonrası ilk gelen değerlendirmeler Merkez Bankası'nın son dönemde sıkça dile getirilen büyüme konusunda hamle yaptığı yönünde. Merkez Bankası Açık İşlemleri Duyurusu Yaptı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu’nun 18 Eylül 2012 tarihli toplantısında alınan karar uyarınca, yapılan TL likidite öngörüleri çerçevesinde, bir sonraki Kurul toplantısının yapılacağı 18 Ekim 2012 tarihine kadar miktar ihalesi açılacak günlerde bir hafta vadeli fonlama tutarının 0.5 milyar TL ile 7.5 milyar TL arasında olmasının kararlaştırıldığını açıkladı.
Ayrıca, 19 Eylül – 18 Ekim 2012 döneminde açılacak bir ay vadeli repo ihale miktarına ilişkin üst sınırı, her bir ihale için 3 milyar TL olarak belirledi. Ayrıca, likidite koşullarında öngörüler dışında önemli bir değişiklik gözlendiği durumlarda planlanan limitlerin dışında fonlama yapılabilceği belirtildi. |
Değişken Faizli Konut Kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Değişken Faizli Konut Kredisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Eylül 2012 Salı
Merkez Bankası Borç Verme Faiz Oranını İndirdi
6 Eylül 2012 Perşembe
Kredilerde Yüzde 20 Azalma
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Haziran 2012 dönemine ait tüketici ve konut kredileri raporunu açıkladı. Rapora göre, Nisan-Haziran döneminde 2 milyon 250 bin 672 kişi 27,2 milyar tutarında tüketici ve konut kredisi kullandı.
Kredi kullanan kişi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 oranında azalırken, bir önceki üç aylık döneme göre ise yüzde 10 oranında arttı.
Aynı dönemde kullandırılan kredi miktarı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 oranında azalırken, bir önceki üç aylık döneme göre ise yüzde 23 oranında yükseldi.
Nisan-Haziran 2012 dönemi sonu itibariyle tüketici kredileri ve konut kredileri bakiyesi 168,7 milyar lira, kredi kullanan toplam kişi sayısı ise 13 milyon 231 bin 15 kişi olarak gerçekleşti.
Toplam kişi sayısı Nisan-Haziran 2011'e göre yüzde 2 oranında azalırken, bir önceki üç aylık döneme göre ise yüzde 5 oranında arttı. Tüketici kredisi ve konut kredileri bakiyesi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14, Ocak-Mart 2012'ye göre yüzde 4 oranında büyüdü.
Mal ve Hizmet Gruplarına Göre Dağılım
Nisan-Haziran 2012 döneminde tüketici kredileri ve konut kredilerinin mal ve hizmet gruplarına göre dağılımında ihtiyaç kredisi yüzde 64 oranı ile en büyük paya sahip oldu. İhtiyaç kredisini sırasıyla, yüzde 25 ve yüzde 6 pay oranları ile konut kredisi ve taşıt kredisi takip etti.
Aynı dönemde 1 milyon 942 bin 12 kişi 17,4 milyar tutarında ihtiyaç kredisi, 87 bin 843 kişi 6,8 milyar tutarında konut kredisi, 43 bin 151 kişi 1,5 milyar lira tutarında kredisi kullandı.
Bir önceki yılın Nisan-Haziran dönemine göre taşıt kredileri yüzde 15 oranında, konut kredileri yüzde 27 ve ihtiyaç kredileri yüzde 18 oranında azaldı.
Vade Dağılımı
Öte yandan tüketici ve konut kredilerinde en fazla tercih edilen 49-72 ay vade dilimi oldu. Bunu 25-36 ay ile 73 ay ve üzeri vade dilimleri izledi. Nisan-Haziran 2012 dönemi itibariyle takipteki tüketici ve konut kredisi tutarı 3,6 milyar lira oldu. Bu rakam tüketici ve konut kredileri toplamının yüzde 2,1'ini oluşturdu.
Nisan-Haziran 2012'de kullandırılan tüketici kredileri ve konut kredilerinden kanuni takibe atılan kredi miktarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 oranında artarak 452 milyon lira oldu. Söz konusu kredilerin yüzde 7'sini taşıt kredisi, yüzde 19'unu konut kredisi, yüzde 31'ini ihtiyaç kredisi ve yüzde 43'ünü diğer krediler oluşturdu.
Üniversiteliler Ev Arayışında
Üniversite yerleştirme sonuçlarıyla beraber bulunduğu şehrin dışında okuyacak öğrenciler için ev arama telaşı başladı. İstanbul’da 1+1 dairelerin kirası semtine göre 400 TL'den başlayıp 1000 TL'yi aşıyor. 100 m2 bir konut İzmir’de min 250 TL, Ankara’da 230 TL, Eskişehir’de 300 TL civarında.
Yaz aylarını durgun geçiren konut piyasası, üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasıyla hareketlenmeye başladı. Öğrencilerin yerleşme bekleyişinin sona erip, tercih ettiği bir bölüme girmesiyle veliler için yeni bir arayış başlıyor. Eğer öğrenci bulunduğu şehrin dışında bir üniversite kazandıysa ve yurtta kalmaya yanaşmıyorsa, veliler için üniversitenin bulunduğu şehirde hem güvenilir hem de bütçeye uygun ev arama dönemi başladı. Bu hafta, TSKB Gayrimenkul Değerleme ile üniversitelerin ağırlıkta olduğu şehirlerdeki kiralık konut piyasasını ortaya çıkardık. Buna göre, İstanbul’da 1+1 dairelerin kirası semtine göre 400 liradan başlayıp 1000 lirayı aşarken, 100 metrekarelik bir konut için İzmir’de en az 250 lira, Ankara’da 230 lira, Eskişehir’de 300 lirayı gözden çıkarmak gerekiyor.
Çevresi Normalin Üzerinde
TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Işıl Dinçer, üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından kayıtların açılmasıyla öğrencilerin de barınma tercihlerinin şekillenmeye başladığını belirterek, şunları söyledi: “Devlet üniversiteleri ve vakıf üniversitesi yurtlarına alternatif olarak üniversite öğrencileri ikamet etmek için üniversitelerin bulundukları lokasyonlara yakın bölgeleri tercih ediyor. Bu da üniversite çevresindeki konutların satış ve kira değerlerinin her zaman normalin üzerinde seyretmesine neden oluyor.”
İstanbul’da Yoğunluk Fazla
44 üniversitenin bulunduğu İstanbul’a farklı şehirlerden gelen öğrencilerin daha yoğun olduğunu ifade eden Işıl Dinçer, şu bilgileri verdi: “İstanbul’da öğrenciler üniversitelerin lokasyonlarına bağlı olarak Anadolu yakasında çoğunlukla Kadıköy, Beykoz, Üsküdar, Maltepe, Pendik ve Tuzla, Avrupa yakasında ise Sarıyer, Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu, Kağıthane, Fatih, Zeytinburnu, Bahçelievler, Avcılar, Büyükçekmece bölgelerini tercih ediyor. Bu bölgelerde üniversitelerden kaynaklı bir suni fiyat yüksekliği oluşuyor. Aynı kalitedeki konutlar üniversite yerleşkesi olmayan ilçelerde çok daha düşük fiyatlarla kiralanıyor veya satılıyor. Öğrenciler de bu durumda ekonomik olması açısından birkaç kişi kalabilecekleri evleri tercih ederken, diğer grup ise 1+1 veya stüdyo tipi daireleri tercih ediyor.”
Kiralamak Daha Uygun
Dört yıl eğitim görülecek bölgeden kiralamak yerine ev almanın da tercih edildiğini vurgulayan Işıl Dinçer, şu uyarılarda bulundu: “Büyük şehirlerde öğrenim süresince kullanılacak konutun satın alınması her dönem kârlı bir yatırım oluyor. Ailenin ekonomisi satın alıma müsaitse bu alternatifin değerlendirilmesi uygun olur. Buna karşın konut kredileriyle alım düşünüldüğünde, konut kredisi faizlerinin yüzde 1’in üzerinde seyrettiği bu dönemde, birçok lokasyonda konutları kiralamak daha uygun görünüyor. Ancak, piyasada olabilecek değişiklikler bu tercihin değişmesinde etken olacaktır. Her koşulda yapılaşmanın hızla devam ettiği ve büyüme trendi içerisindeki semtlerde satın alım düşünülmelidir.”
Öğrenciye konut seçerken bunlara dikkat edin
-Konutun okula yakın veya kolay ulaşılabilir olması
-Alansal ve teknolojik özellikleri
-Ana ulaşım arterlerine yakın olması
-Deprem dayanıklılığı
-Tadilat ve onarım ihtiyacı
-Alansal ve teknolojik özellikleri
-Ana ulaşım arterlerine yakın olması
-Deprem dayanıklılığı
-Tadilat ve onarım ihtiyacı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)

