6 Eylül 2012 Perşembe

Kredi Dosya Masrafına Bir Kez Daha İade Kararı Verildi

Konya Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, bir öğretmenin bankadan çektiği kredi komisyon ve masrafı toplam 400 liranın iadesine karar verdi.
Konya Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, bir öğretmenin bankadan çektiği kredi komisyon ve masrafı toplam 400 liranın iadesine karar verdi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, öğretmen Şamil Özkan (37), bir bankadan 2009 yılında 10 bin liralık tüketici kredisi çekti.

Özkan, çekilen krediye istinaden komisyon ve masraf adı altında toplam 400 lira kesildiğini öğrenince durumu Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'na bildirdi.
Yapılan incelemelerin ardından Heyet, "Komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan ücretlerin karşılığının bulunmadığı, bu miktarın bankanın kredi verilirken yaptığı mutat işlemlere yönelik olduğu anlaşıldığından, sözleşmede yer alsa da miktarlar açıkça sözleşmede yazılmadığından dolayı haksız şart söz konusu olup, bu ad altında alınan toplam 400 liranın tüketiciye iade edilmesi" şeklinde karar verdi.
Parayı Geri Almaya Değil Haklılığını İspatlamaya Çalıştı

Şamil Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çektiği krediden komisyon ve masraf adı altında 400 lira kesildiğini belirtti. Özkan, parayı ödemek zorunda kaldığında banka yetkililerine, "Bu nasıl pahalı bir dosyaymış ki, 400 lira yapıyor" diye tepki gösterdiğini anlattı.
Mart ayında Selçuklu Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyeti Başkanlığı'na şikayetini ilettiğini kaydeden Özkan, kesilen paranın geri iade edileceğini öğrendiğinde çok mutlu olduğunu dile getirdi.
Kararın kesinleştiğini vurgulayan Özkan, "Haksız yere benden ve birçok tüketiciden dosya masrafı alındı. Açıkçası ben verdiğim paranın peşinde de değildim. Kararı maddi değil, hukuki açıdan bir zafer olarak görüyorum" diye konuştu.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç ise bankalar tarafından yapılan bu tür kesintilere tüketicilerin dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Dinç, tüketicilerin hukuki açıdan haklarını aramaları gerektiğine de dikkati çekti.

Bankaların Aldıkları Masraflar Yasalara Uygun


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 54 maddelik Tüketici Kanun Tasarı taslağında tüketicilerden kredi kartı üyeliği, hesap işletim, dosya, ipotek fek ücreti gibi isimler altında 31 kalemde alınan bedellerin kaldırılmasını öngörüldüğünü söylemişti. TBB’den yapılan açıklamada, “Bankaların sundukları ürün ve hizmetler karşılığında ücret ve komisyon almasının, ürün ve hizmetler için yapılan yatırım harcamalarının maliyeti ve masrafların karşılığı gereği olması sebebiyle, düzenlemelere uygun olduğu görüşündedir” denildi.


Kredi Kayıt Bürosu Halka Açılıyor

Eskiden kredi sicil bilgilerini sadece bankalarla paylaşan KKB artık bu bilgileri 70 milyonla paylaşacak.








Akşam gazetesinden Ayfer Aslan'ın haberine göre, 25 milyon kişinin bankalara olan borçlarını izleyen KKB, Eylül'den itibaren üreteceği Risk Raporu ile bu bilgileri isteyen bütün bireylerle paylaşacak.
2013 yılının ilk çeyreğinden itibaren ise Risk Raporu'nda bireylerin elektrik, su, doğalgaz, telefon ve diğer borç bilgileri de yer alacak Türkiye genelinde 25 milyon kişinin kredi siciline ilişkin dataları elinde bulunduran Kredi Kayıt Bürosu (KKB) artık halka açılıyor. Eskiden kredi sicil bilgilerini sadece bankalarla paylaşan KKB artık bu bilgileri 70 milyonla paylaşacak. Bunun ilk adımını Çek Raporu ile atan KKB, Eylül ayından itibaren Risk Raporu'nu üretmeye başlıyor. İlk etapta sadece bankalara olan kredi borçlarının yer alacağı bu raporda, 2013 yılının ilk çeyreğinden itibaren ise elektrik, su, doğalgaz, vergi ve telefon borçlarına ilişkin bilgiler yer alacak. KKB Genel Müdürü Kasım Akdeniz, böylece ticaret hayatının daha şeffaflaşacağını belirterek, 'Vadeli mal satanlar, ticaretle uğraşanlar veya evini kiralayanlar daha somut bilgilerle kararlarını verecek. Böylece bankalar için kritik olan sistemi artık sokağa da açmak istiyoruz. Herkesin kendi riskini yönetmesini arzuluyoruz' dedi.

Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Kasım Akdeniz, KKB olarak daha önce bankaların kendi aralarında kapalı devre çalışan bir sistem olduklarını vurgulayarak Çek Yasası'nın değişmesi ve Çek Raporu'nun gündeme gelmesiyle bu yapının da yavaş yavaş değişeceğini anlattı. Önümüzdeki döneme ilişkin yeni projelerini Akşam'a anlatan Kasım Akdeniz, KKB olarak en önemli hedeflerinin bugüne kadar bankacılık sisteminin kendi içinde önemsediği risk yönetim sistemlerini banka dışı sektörlere de yaymak olduğunu söyledi.
61 Bin Çek Raporu Yazdı 

KKB'deki yeni yapılanmanın ilk adımını Çek Raporu ile attıklarını hatırlatan Kasım Akdeniz, 'Vadeli mal satıyorsanız, çek alıyorsanız bu işin arkasında aslında kredili bir işlem vardır. Bu riskin iyi yönetilmesi gerekir. Çek ve risk raporu ile tarafların ne kadar risk aldıklarını kavrayıp yönetmelerine yardımcı olacağız' dedi. Akdeniz, 6 Ağustos itibarıyla 61 bin çek raporu verdiklerini belirterek 'Bankalar üzerinden bu bilgileri paylaşıyoruz. Hesap sahibi 3 saniye içinde bu raporu alabilyor' dedi.

Telefon ve su faturasını geç ödeyen de yandı Kamuouyunda 'Kara Liste' olarak bilinen datalar Merkez Bankası'ndan alınıp Risk Merkezi'ne devredildi. Akdeniz bununla ilgili şunları söyledi 'Bugün bir GSMşirketinden, elektrik veya su dağıtım şirketinden bilgi alamayız. Ama Risk Merkezi'nin kanunen bu bilgileri alma yetkisi var. 2013'ten itibaren bankacılık dışındaki ödeme bilgilerini de alacağız. Elektrik, su, vergi ödemeleri ve banka ödemelerini içeren bir Risk Raporu üretmiş olacağız' dedi.

İsteyen Abone Olabiliyor

Risk Raporu'nun hesap sahibinin onayı olmadan alınamayacağına işaret eden Akdeniz, detaylarını şöyle aktardı: 'Bu raporun alınması iki şekilde olacak. Ya tüketici bankadan ya da KKB'den alıp bunu isteyen kişi veya kuruma verecek. Veya KBB'ye diyecek ki; 'Risk Raporu'mu ilgili kişiye ve kuruma gönder.'
KKB'nın bu anlamda bir abonelik sistemi olacak. Şifreyle sistemimize üye olabilip istediği bilgilere KKB'den ulaşabilecek. Ancak bu herkesin bilgisini görebildiği bir sistem değil. Herkesin bilgisini isterse görebileceği bir sistem. Bazen bu insanları korkutuyor. Bu tamamen karşılıklı iradeye ve tarafların birbiri üzerindeki yaptırım gücüne bağlı. Bir ev kiralamak istiyorsunuz ama ev sahibi sizden Risk Raporu istiyorsa götürür verirsiniz. Ben kimseye Risk Raporu vermem diyorsanız gidip başka evi kiralarsınız.'
Krizde Sorgulama artıyor

Akdeniz, 25 milyon kişinin kredi kartı, bireysel ve ticari kredi bilgilerinin yer aldığı KKB datalarının 2011yılında 205 milyon kez sorgulandığını belirterek, 'Bunun anlamı şu her bir müşteri için 8 kere sorgulamışlar. Bankalar hem kredi vermeden önce sorguluyor hem de verdikten sonra izleme için sorguluyor. Kriz döneminde sorgulama daha fazla artıyor. 2012 yılında ise 240 milyon sorgulama bekliyoruz' dedi.

Raporunuz Cebinize Gelecek

Bazı bankaların sistemlerini geliştirdiğini, Çek Raporu'nu sadece şubeden değil, internet bankacılığı veATM'ler aracılığıyla da verebildiğini ifade eden Kasım Akdeniz, şunları söyledi: 'Risk Merkezi ile beraber cep telefonunuza bile bu bilgiler gelebilecek. Örneğin; bir işletme sahibi Mahmutpaşa'ya mal almak için gitti. Esnaf da Çek Raporu'nu sorarsa hemen bizim sistemimize bağlanarak bu bilgilere ulaşabilecek. Bu da 2013 yılından itibaren devreye girecek. Şu anda psikolojik döngüyü kırmamız gerekiyor. Esnaf, tüccar çek raporunu almaktan utanıyor. Ama bir bankadan kredi alırken utanmıyor. Riskini doğru yönetmek isteyen herkesin bu raporları istemesi en doğal hakkı.' Merkez Batı Ataşehir oluyor Kredi Kayıt Bürosu'nun çalışan sayısının şu an 35 kişi olduğunu belirten Kasım Akdeniz, yıl sonunda 75 kişiye çıkmayı planladıklarını söyledi. Akdeniz, Risk Raporu'nun devreye girmesiyle birlikte kadronun da giderek genişleyeceğine işaret ederek 2013 yılında ise personel sayısının 150 kişiye ulaşmasının hedeflendiğini aktardı. Akdeniz, halen İstanbul Ataşehir'deki KKB merkezini de Batı Ataşehir'de Varyap Meridyen'e taşıyacaklarını bildirdi.

Zorunlu Deprem Sigortası Konut Kredisi İşlemlerinde Kontrol Edilecek


Hazine Müsteşarlığı'nın, 18 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmeliğine göre, zorunlu deprem sigortası tapu, su ve elektrik abonelik ile konut kredisi işlemlerinde kontrol edilecek.
Hazine Müsteşarlığı'nın ''Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği'' Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Zorunlu deprem sigortası yaptırılması gereken binalar, Kurum tarafından tespit edilecek. Bu tespitin yapılmasında diğer kaynakların yanında, İçişleri Bakanlığı tarafından tutulan ulusal adres veritabanı ve mahalli idarelerce tutulan emlak vergisi ve kent bilgi sistemi kayıtları da dikkate alınacak.
Zorunlu deprem sigortasının varlığı ve geçerliliği, bu sigortanın kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak yaptırılan ve Afet Sigortaları Kanunu'nda belirtilen tapu işlemlerinde, su ve elektrik abonelik işlemlerinde ve konut kredisi işlemlerinde kontrol edilecek.
Zorunlu deprem sigortası kapsamına giren ve kat malikleri kurulu oluşturulmuş binalarda, kat maliklerinin bu sigortayı yaptırma ve her yıl yenileme zorunluluğu kat malikleri kurulu toplantısında hatırlatılacak. Bu sigortanın, bina yönetimince yaptırılmasına karar verilebilecek.

Sabit ve Değişken Faizli Krediler Geliyor


Tüketici Kanun taslağına göre tüketici kredisi verilmesi sigorta şartına bağlanamayacak. Kredilerde faiz oranı sabit ve değişken olmak üzere iki yöntemle belirlenecek.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Tüketici Kanun taslağının ayrıntılarını dün akşam gazetecilerle biraraya geldiği iftarda açıkladı. 54 maddelik Tasarı taslağı tüketicilerden kredi kartı üyelik, hesap işletim, dosya, ipotek fek ücreti gibi isimler altında 31 kalemde alınan bedellerin kaldırılmasını öngörüyor. Bakan Yazıcı, bu ücretlerin bazılarının ayıklanacağını, bankalarla uzlaşma sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Yazıcı, hazırlanan taslak ile yasanın kapsamının tüketiciler lehine genişletildiğine vurgu yaptı.
Taslak kredi sözleşmeleri ile ilgili de önemli değişiklikler içeriyor. Buna göre banka kredi sözleşmesi imzalamadan en az 1 gün önce, sözleşme şartları hakkında tüketiciyi yazılı olarak bilgilendirmek zorunda. Tüketici 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin kredi sözleşmesinden cayabilecek. Kredi verilmesi sigorta yaptırılması şartına bağlanamayacak. Konut kredisi ve taşıt kredisi ve tüketici kredileri için hesap açılması halinde bu hesaptan herhangi bir ücret ya da masraf talep edilemeyecek. Tüketici kredilerinde faiz oranı sabit ve değişken olmak üzere iki yöntemle belirlenecek. İşte 54 maddelik yasa taslağındaki dikkat çeken maddeler.

Cayma Süreleri Uzuyor

Taslak işyeri dışında yapılan sözleşme, mesafeli sözleşme ya da devre tatil sözleşmelerinde cayma hakkı sürelerini de uzatıyor. Devre tatillerdeki 10 günlük cayma hakkı süresi 14 güne, kapıdan satışlar ve mesafeli satışlardaki 7 günlük cayma hakkı süreleri ise 14 güne çıkarılıyor. Taslağa göre tüketici sipariş vermediği bir ürünün kendisine gönderilmesi durumunda bundan sorumlu olmayacak. Malın tesliminden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıplardan üretici sorumlu olacak. Maket üzerinden satışı yapılan ve binlerce kişinin mağdur olmasına neden olan konut kampanyaları sıkı şekilde denetlenecek. Tüketici, ödemelerini banka üzerinden ve tarafların rızasıyla yapacak, dolayısıyla konutun inşasına başlamamış firmalar tüketiciden ödeme alamayacak. Taşınmazlara ilişkin teslim süresi 30 aydan 36 aya çıkarılacak.

26 Temmuz 2012 Perşembe

Garanti’den %0.99 Faiz ve 9 TL Dosya Masraflı Bayram Kredisi



Garanti Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, bayrama kadar sürecek kampanya kapsamında ihtiyaç sahiplerinin, 3 bin TL kredide, yüzde 0.99 faiz ve 9 TL dosya masrafı ile kredi kullanabileceği, daha yüksek tutarlı kredi ihtiyacı olanların ise düşük faizli ve masraflı, 60 aya varan vadelerde 50 bin TL’ye kadar bayram kredisi seçeneğinden yararlanabileceği belirtildi. 

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Onur Genç, yaptığı değerlendirmede, müşterilerine ihtiyaç duydukları krediyi, en kolay ve ödenebilir şekilde vermeyi amaçladıklarına işaret ederek, “Ramazana özel hazırladığımız Bayram Kredisi sayesinde, müşterilerimiz hem düşük faiz oranlı krediden hem de düşük masraf fırsatından aynı anda faydalanabilecek. Üstelik, ‘tam destek’ özelliği sayesinde, krediyle ilgili farklı ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Müşterilerimiz için en uygun kredi seçeneklerini geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.





25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kredi Kullanacaklara Yeni Bir Masraf

Bankalar, ticari kredi kullanan tüketicilerden dosya masrafı ve sigorta masrafının dışında “kredi tahsis ve değerlendirme” ücreti adı altında yeni bir masraf almaya başladı.

 6 ayda bir kesilen kredi tahsis ücreti bankadan bankaya farklılık gösteriyor ve 250 TL-2.500 TL arasında değişiyor. Ticari krediler ardından konut kredileri, ihtiyaç kredileri gibi bireysel kredilerde de tüketiciler sürpriz masraflarla karşılaşabilir.

Tüketicilere “Bankaların hangi uygulamalarından şikayetçisiniz?” diye sorsak büyük ihtimalle ilk iki yanıt şu olur: Kredi kartı aidatı ve hesap işletim ücreti. Bu iki konuda çok sayıda müşteri bankalarıyla davalık olmuş durumda. Açılan davaların çoğu müşteri lehine sonuçlansa da bankalar “Hayır kurumu değil, ticari bir kuruluşuz. Bedava hizmet veremeyiz” görüşünü savunuyor. Bankaların son zamanlarda başlattıkları yeni bir uygulama, yine müşteriler ile bankaları karşı karşıya getirmeye aday. Geçtiğimiz yıllarda sadece birkaç bankanın uyguladığı ve ticari kredilerden aldığı “kredi tahsis ücretini” şimdi çok sayıda banka hayata geçirdi. Kesinti hem de öyle tek sefere mahsus değil. 3 ayda bir örneği de olsa genellikle 6 ayda bir kesiliyor. Kesinti yapılan tutar kart aidatı ya da hesap işletim ücretlerinden çok yüksek.

Ücretler 250-2.500 TL Aralığında Değişiyor

Örneğin 50 bin TL tutarında alınan bir ticari kredi için, 6 ayda bir 250 TL kesen banka da var 500 TL kesen de. Bu tutar 2 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Şirketi için 120 bin TL kredi kullanan bir işadamı “kredi tahsis ve değerlendirme” adıyla kendisinden 3 ayda bir 250 TL alındığından şikayetçi. Yani 18 ay vadeyle alınan bu kredi için işadamı vade sonunda toplam 1.500 TL + BSMV ödeyecek.

Bu kesintiler müşteriler için tam bir sürpriz oluyor. Çünkü kredi alındığı esnada hiçbir bilgi verilmiyor. Kredi için en başta dosya masrafı da ödeyen müşteri bu ücretten kesinti yapıldığı anda haberdar oluyor. Peki bankalar ticari kredilerden neden bu kesintiyi yapmaya başladı? Düşen kredi faiz oranları ortamı ve azalan gelirler bankaları yeni arayışlara itti. Faiz dışı gelirlere yönelen bankalar da kredi verirken izledikleri iş akış sürecinin her aşamasını ücretlendirme çabasına girdi.

Bu örnek belki konunun daha rahat anlaşılmasına neden olabilir: Kredi vermeden önce bankacılar müşteri ziyaretine gidiyor. Sonra alınan başvuru mali tahlil bölümüne gönderiliyor. Ardından kredi tahsis bölümünün onayı alınıyor ve pazarlama departmanında kredi kullandırılıyor. İşte bu akış içerisinde bankalar “her hizmet” için masraf alma eğiliminde. “Kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin” 6 ayda bir alınmasının nedenine gelirsek; bankalar verdikleri kredileri 6 ayda bir revize ediyor. Yani ilk defa veriyormuş gibi dosyaları yeniden inceliyor. Dolayısıyla yeniden çalıştırılan mekanizma için tekrar ücret alınıyor.

Bankalar Masrafta da Rekabet Ediyor

Son yaşanan uygulama bankacılıkta rekabetin her zaman tüketici lehine sonuçlanmadığını gösteriyor. “O banka alıyor, ben de alayım” anlayışı, faizlerin daha da düştüğü bir ortamda konut kredisi ve ihtiyaç kredisi kullananlar da önümüzdeki günlerde yeni yüklerle tanışabilir.